Cengiz Holding’in Boyabat Projesine Tepkiler Dinmiyor

Cengiz Holding’in Boyabat Projesine Tepkiler Dinmiyor

Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır’ın Sinop’un Boyabat ilçesinde hayata geçirmeyi planladığı dev bakır madeni projesi, çevre aktivistleri ve yerel halk tarafından yargıya taşındı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın bu yılın Ocak ayında verdiği ‘ÇED olumlu’ kararı, birçok eksiklik nedeniyle dava konusu oldu. Projeye karşı açılan davada, orman kaybı, su tüketimi, halkın katılımı ve atık depolama gibi pek çok önemli konu gündeme geldi.

Cengiz Holding, mahkeme sürecine rağmen, her saat başı patlatma işlemleri gerçekleştirmeye devam etti. İş makineleri durmaksızın çalışırken, yerel halkın tepkisi de giderek artıyor.

Eti Bakır’ın Boyabat’ın Kovaçayır köyü ve çevresinde gerçekleştireceği bakır madeni projesi için hazırlanan 4 bin 512 sayfalık ÇED raporu, 20 Ocak’ta bakanlık tarafından onaylandı. Proje alanı, 1263 futbol sahasına denk gelen geniş bir arazide yer alıyor. Yerel halk, projenin çevreye vereceği zararın göz ardı edildiğini savunarak yargıya başvurdu. Davada, projenin su ihtiyacının da altı çizildi. Şirketin inşaat aşamasında günlük toplam su tüketiminin yaklaşık 1.969 metreküp olması öngörülüyor ve Gökırmak’tan toplamda 4 milyon metreküpe kadar su alması planlanıyor.

Dava dilekçesinde, proje alanının imar planı dışındaki bir bölgede yer aldığına dikkat çekildi. Boyabat Belediyesi ve İl Özel İdaresi, söz konusu alanda onaylı bir imar planının bulunmadığını doğruladı. Fakat, projenin atık depolama tesisleri ve diğer bileşenlerinin hangi kullanım rejiminde değerlendirileceği haritalı bir şekilde gösterilmedi.

Cengiz Holding, patlatmaların 10:00-18:00 saatleri arasında yapılacağı açıklamasında bulunmasına rağmen bu kurallara uymuyor. Yerel halk, Kovaçayır’da düzenlenen bilgilendirme toplantısında yaşanan protestolardan sonra halkın görüşlerinin yeterince dikkate alınmadığını belirtti. Toplantıda halkın itirazlarına dair her hangi bir tutanak tutulmadı. Yöre sakinleri, protestonun ardından yönetimin yeni bir toplantı gerçekleştirmediğini ve alternatif katılım yöntemleri oluşturmadığını vurguladı. Bu durum, ÇED sürecinin halk katılımı açısından işlevsiz hale geldiğini gösteriyor.

Yusuf Arslan

Author: Elif Yılmaz